Blog

Yazılar

Adsiz-tasarim-13.png
23/Oca/2022

Covid-19 salgınının etkisini yeniden gösterdiği bugünlerde, güçlü bir bağışıklık sistemi için kaliteli uyku oldukça önemlidir. Peki iyi bir uyku düzenine sahip olmak için neler yapmak gerekir?
– Öncelikle televizyonlar, cep telefonları ve bilgisayarlar gibi yapay ışık kaynaklarını uykuya hazırlanırken sınırlandırmak ve yatak odasında bulundurmamak iyi bir uyku için önemlidir.
– İyi ve sağlıklı bir uyku için akşam yemeği saatinizi erkene almayı düşünebilirsiniz.
– Gün içinde tükettiğiniz kahve miktarını kontrol altında tutmanız gerekir. Kahve ve enerji içeceklerinde bol miktarda bulunan kafein etki mekanizması gereği uyku kalitesini ve miktarını azaltır.
– D vitaminin eksikliğinin giderilmesi, B6, B12 ve folik asit vitaminlerinin ölçümlenerek eksikliklerinin giderilmesi de yine uyku bozukluğu için faydalı bir yaklaşımdır.


Adsiz-tasarim-12.png
23/Oca/2022

Kolesterol yaşamın kaynağıdır insan organizması dünyaya geldiği ilk gün anne sütü alarak besin yoluyla kolesterol alımı başlamış olmaktadır.
-Hayatın bazı evrelerinde hızlı gelişim nedenli kolesterol alımı artması gereksede erişkin dönemde sabittir.
-Kanda yüksek kolesterol ve yüksek trigliserit halinin saptanmasına hiperlipidemi denir.
-Kan kolesterolü 200 altı normal, 200-240 arası sınırda yüksek ve 240 üstü yüksek olarak isimlendirilmektedir.
-Kan tetkiklerinde kolesterol’e ek olarak trigliserit, HDL, LDL, AST, ALT hiperlipidemi durumu yorumlanmaktadır.
-Obezite, hipotiroidzm, lupus, proteaz inhibitörü kullanım durumları (HIV tedavisi), tip-2 diyabet, oral östrojenler, aşırı alkol alımı, yanlış beslenme LDL değerini artıran etmenlerdendir
-Yüksek LDL dolaşımdaki inflamatuar monosit sayısını artırarak hücrede aterosklerotik lezyon migrasyonuna eğilimi artarken ayrıca dolaşımda lenfosit, monosit hücreleride artırmaktadır
-Yapılan çalışmalarda: yüksek lifli beslenme, HPA aksının kontrol altına alınması, omega-3 alımının artırılması, şeker tüketimi azaltılması, günlük egzersiz veya 10 bin adım hedefinin tamamlanması, doymuş yağ alımının az tüketini, et-tereyağ-sakatat-süt ürünlerinde bulunan yağın doğru porsiyonda planlanması halinde kan kolesterol değerlerinin iyileştiği gözlenmiştir.


Adsiz-tasarim-11.png
23/Oca/2022

Vitamin ve mineraller tiroidin birçok alanında görev almaktadır tiroidin enzimlerinden en önemlilerinden birisi TPO’dur.

Tiroid hormon üretiminde gören alan TPO enzimi demir içeren bir enzim yapısı vardır
Hashimato hastalarında demir eksikliği sık saptanmıştır
Bunun nedenlerinin en başındaysa otoimmun gastrit nedenli demir emiliminin düşük olmasıdır
Dolayısiyle hashimato hastalarında demir eksikliği sık görülebilir.
Bu Kişilerde;

Demirden zengin beslenilmeli
Mide ve bağırsak emilim sağlığı korunmalı
Flora güçlendirilmeli
Gerekli durumda takviye verilmeli
Demir eksikliği giderilmeli


Adsiz-tasarim-10.png
23/Oca/2022

TİROİD KAN DEĞERLERİ
Tiroid optimal kan değerleri kişinin tiroid fonksiyonların hakkında temel bilgiyi oluşturmaktadır.
Buna bağlı olarak olması gereken ortalama tiroid kan değerleri:
.
TSH: 0.4-2/2.5=1.3-1.8 arası olmalı
T3: 3-4.07 pg/ml
T4: 0.8-1.78 ng/dl
T3/T4: 2.70’den büyük olmalı
Anti-TPO: 0-18


Adsiz-tasarim-9.png
23/Oca/2022

 

1- Kırmızı kan hücrelerinin oluşumuna ve anemiden korunmaya yardımcıdır.
Alyuvarların üretilmesinde B12 rol oynadığından B12 seviyesi düşükse yeterli alyuvar üretilemez, bu da megaloblastik anemiye (bir çeşit kansızlık) neden olabilir.

2- Önemli doğum kusurlarını önleyebilir.
Sağlıklı bir gebelik için yeterli B12 düzeyi gereklidir. Özellikle doğum kusurlarından beyin ve omurilik kusurlarını önlemede rol oynar.

3- Kemik sağlığını destekler ve osteoporozu önleyebilir.
Kemik sağlığında hayati öneme sahip bu vitaminin düşük düzeylerde olmasının osteoporoz riskini artırdığı gösterilmiştir.

4- Sarı nokta hastalığı (maküler dejenerasyon) riskini azaltır
B12’nin yeterli düzeyde olması kandaki homosistein düzeyini düşürür. Bu da yaşa bağlı sarı nokta hastalığına karşı koruyucudur.

5- Ruh halini (mood) ve depresyon semptomlarını düzeltebilir.
B12, ruh halinin düzenlenmesinden sorumlu serotonin üretimi için gereklidir.

6- Nöron (sinir hücresi) kaybını önleyerek beyne yarar sağlayabilir.
B12 vitamini beyin atrofisi (körelmesi) ve hafıza kaybını önleyebilir.

7- Enerji desteği verir.
B12 vücudun enerji üretiminde rol oynar.

8- Homosisteini düşürerek kalp sağlığında rol oynar.


Adsiz-tasarim-8.png
23/Oca/2022

Kadınların tiroid hastalığına yakalanma olasılığı erkeklerden 5 ila 8 kat daha fazladır. Günümüzde maalesef her 5 kadından 1’inde tiroid sorunu var. Hipotiroidizm tiroid fonksiyon bozukluğunun en yaygın şeklidir ve hipotiroidi hastalarının %90’ında Hashimoto hastalığı mevcuttur. Maalesef tiroid fonksiyon bozukluğu yaşayanların %60’ı bir sorunu olduğunun bile farkında değildir.

📌 Tiroid bezinizi vücudunuzun güç jeneratörü olarak düşünün. Ürettiği hormonlar aracılığıyla vücudunuzdaki her hücreye enerji gönderir. Bu hormonlar, her bir hücrenin enerji seviyesini ve üremesini belirleyerek organlarınızı güçlendirir ve genel metabolizmanızı yönetir. Bu hormonları salgılama ve düzenleme süreci beynimizde başlar.

📌 Hücrelerimizdeki bu mikro düzeydeki reaksiyonlar, endokrin sisteminizin bir parçasıdır ve kalp atış hızı, yorgunluk, kilo düzenleme, beyin fonksiyonu ve daha fazlası gibi önemli metabolik faktörleri kontrol etmeye çalışır. Tiroidiniz düzgün çalışmadığında, bu ayrı sistemlerin herhangi birini veya tümünü etkileyebilir, birbiriyle alakasız gibi görünen ancak tümü tiroidinize kadar uzanabilen çok çeşitli semptomlar yaratabilir.

📌 Peki tiroidiniz düzgün çalışmadığında ne olur? İki ana tip tiroid hastalığı vardır:

🔹Hipotiroidizm (az aktif tiroid) ve
🔹Hipertiroidizm (aşırı aktif tiroid).

📌 Tiroid ilaçlarıyla tiroid seviyenizi yönetmek sürecin sadece bir parçasıdır. Asıl iş tiroid hastalığınıza neden olan altta yatan faktörleri belirlemek ve bunları ortadan kaldırmak için sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri yapmaktır. Bu da Fonksiyonel Tıp yaklaşımının temelidir zaten.


Adsiz-tasarim-16.png
17/Ara/2021

Karaciğer yağlanmasına tıbbi literatürde hepatosteatoz denir. Karaciğer hücrelerinde aşırı yağ birikimi sonucu karaciğer yağlanması oluşur. Az miktarda karaciğer hücresinde normalde yağ bulunmaktadır. Fakat karaciğerde yağ oranı %5-10 u aşarsa karaciğerde yağlanma ismini alır ve daha da artarsa karaciğer işlevlerini bozar.

Karaciğer yağlanması ile karaciğer hücrelerinde harabiyet ve hücre ölümü olabilir. Yağlanma arttığı zaman yağlı iltihap ve ardından siroz gelişme riski bulunur.

Alkole bağlı karaciğer yağlanmasına sık rastlanır. Ancak bir de NASH ( Non- Alkolik Streato Hepatit) denilen karaciğerde alkol kullanımıyla ilişkili olmayan yağ birikimi anlamına gelen karaciğer yağlanması vardır ve metabolik sendromun karaciğerdeki açığa çıkış şekli olarak kabul edilmektedir. Aslında batı ülkelerinde karaciğer nakillerinin bir numaralı sebebi siroz vb değil NASH dir.

NASH SEBEPLERİNİN EN BAŞINDA
Aşırı Kilo,

Aşırı Karbonhidrat Tüketimi,

İşlenmiş Gıdalar,

Trans Yalar,

Früktoz,

Gdolar,

Proteinden Fakir Beslenme,

Kan Yağları Yüksekliği

Tip 2 Diyabet

geliyor. Ciddiye alınmalıdır çünkü tedavi edilmezse yaşamı tehdit eder.⁣⁣⁣⁣⁣

KARACİĞER YAĞLANMASININ BELİRTİLERİ
Karaciğer yağlanmasının hasta tarafından fark edilen belirtisi genellikle olmaz. Karaciğer yağlanması sinsi semptomlarla seyredebilir ve sıklıkla kan testleri ile tespit edilir. Çoğu zaman başka hastalık tarafından yaptırılan ultrasonda fark edilir. Ya da karaciğer fonksiyon testlerinin yüksek bulunması ile istenilen ileri tetkiklerde görülür.

En tipik belirtiler:
* Yorgunluk ve güçsüzlük

* İştah kaybı

* Mide bulantısı ve kusma

* Karın bölgesinin merkezinde veya sağ tarafında hafif ağrı ya da dolgunluk duygusu.

* Şiddetli karın ağrısı

*Karında ve ayaklarda şişmeler

*Erkeklerde göğüslerde büyüme, tüy dökülmesi

*Ciltte kuruma, pullanma, kaşınma,

*Damarsal genişlemeler, avuç içlerinde kızarma,

*Saç ve kaşlarda azalma

NASH’de karaciğer hücreleri zarar görmeye ve şişmeye başlar. Bu duruma “balonlaşma” adı verilir. Hastalığın ilerlemesini durdurmak için hiçbir şey yapılmazsa, karaciğerde yara dokusu (nedbe) oluşmaya başlar. Bu dokuya ‘fibrozis’ adı verilir. Bu yara izi dokusu arttıkça karaciğer düzgün çalışamaz ve karaciğerin işlevi gün geçtikçe bozulur. Fibrozis dört evre halinde sınıflandırılabilir :

Fibrosis 1.evre (F1=hafif)

Fibrosis 2.evre (F2=orta)

Fibrosis 3.evre (F3=şiddetli)

Fibrosis 4.evre (F4=siroz)

 

NASH tedavisinde asıl hedef, fibrozis ilerlemesini durdurmak hatta geri çevirip tamamen ortadan kaldırmaktır. NASH siroza ya da karaciğer kanserine yol açtığında hayatta kalabilmek için karaciğer nakline ihtiyaç duyulabilir. Ne yazık ki tüm hastalar bunun için uygun değildir. (3e bölüncektir.) ard ardına günler paylaşım)


Adsiz-tasarim-15.png
17/Ara/2021

Çok yakın bir zamana dek tıpta bağırsaklara bakış bugünkünden çok farklı idi. Doktorlar olarak bağırsağa adeta tıkandığında açılacak, fazla akacak olursa da kısılacak bir tür PVC boru basitliğinde bakıyor, hasta kabızsa fitil, ishalse lomotille günü kurtarıyorduk. Son 10 yılda bu durum ciddi biçimde değişti. Bağırsağın besinlerin emiliminden ibaret bir tüp olmadığı, aksine vücut bağışıklık sistemi ordusunun %70-80’ine ev sahipliği yapan bir karargah olduğu anlaşıldı. Bağırsakta yerleşik, toplam ağırlığı 1- 1,5 kg’ı bulan “dost” bakteri kitlesi için kullanılan mikrobiyota terimi, giderek tıp dışı kesimlere bile tanıdık gelmeye başladı.

İnce bağırsaklarınız içinde aşırı bir bakteri üremesi varken sağlıklı bağırsaklara sahip olamazsınız. Durum böyle ise ne bağışıklık sisteminiz sağlam olabilir, ne de besinlerden bir yarar görmeniz mümkün olabilir. Hatta aldığınız besin destekleriniz bile büyük oranda boşa gider.

Bugün milyonlarca kişi, kronik kabızlık, ishal, şişkinlik, hazımsızlık, kramplar, gıda duyarlılıkları ve emilim bozukluklarının yol açtığı besin eksikliği gibi yakınmalarla yıllarca mücadele ederek mutsuz ve sağlıksız yıllar geçiriyor. Hastaneye başvurduğunda “alttan-üstten” endoskopileri yapılıp, MR’ları tomografileri çekilip “bir patoloji görülmedi” raporu ile ishal, kabız ya da gaz giderici ilaçlarla gün dolduruyor. Daha önemlisi, altta yatan hastalıkları SIBO’dan beslenmeye devam ediyor!


Adsiz-tasarim-13.png
17/Ara/2021

SIBO direkt ya da dolaylı olarak aşağıdaki rahatsızlıklara yol açabilir ya da bu rahatsızlığı besliyor olabilir:

IBS (huzursuz bağırsak sendromu)
Fibromiyalji
Ürtiker, ekzema
Akne
Akne rozase (Gül Hastalığı)
Huzursuz mesane (İnterstisyel sistit)
Huzursuz bacak sendromu
Kronik prostatit (kültür negatif)
Reflü olgularının önemli bir bölümü “NERD” (Endoskopide yara izlenmeyen reflü, “Hassas özefagus”)


Adsiz-tasarim-12.png
17/Ara/2021

Mide asidiniz yetersizse (Çok fazla kişide kendiliğinden olduğu gibi ya da ne yazık ki daha da fazla kişide “mide koruyucu” denen ilaçlar nedeniyle)
Geçmişte ciddi bir besin zehirlenmesi geçirdiyseniz
Safra keseniz alındı ise
Apandisit ameliyatı geçirdiyseniz
Kronik stres ile bağırsak hareketleriniz bozulduysa
Herhangi bir karın içi ameliyatı geçirdiyseniz
Diyabet, Skleroderma, Crohn, Kronik Pankreatit, Kronik Karaciğer Hastalığı varsa


Copyright Dr. Esra Gökmen. Tüm Haklara Sahiptir. Tasarım Fusion Reklam