Blog

Yazılar

Adsiz-tasarim-54.png
24/Şub/2022

-Yorgunluk
-Şişkinlik
-Gaz
-Depresyon
-Mide bulantısı
-Karın ağrısı
-İshal
-Sivilce
-Kabızlık
Alt yazı: SIBO’da bağırsaktaki zararlı bakteriler;basit şeker ve karbonhidratı parçalarken metan ve hidrojen gazlarını oluşturur. İşte bu olay, kişide aşırı gaz ve karın bölgesinde aşırı şişlik olarak dışa yansır.
Öte yandan bazı başka zararlı bakteri grubu ise safra tuzlarını parçalar ve yağ sindirmini sekteye uğratır. Ve kişide ishal gözükür.


Adsiz-tasarim-53.png
24/Şub/2022

1-Besin allerjisi veya besin intoleransı
2-Sindirim problemleri (gaz, ishal, şişkinlik)
3-Beyin sisi ve konsantrasyon güçlüğü
4-Depresyon, anksiyete
5- Kronik yorgunluk fibromiyalji
6-Cilt problemleri
7-Hormonel dengesizlikler (adet düzensizliği)
8-Otoimmün hastalıklar (haşimato)
9-Mevsimsel allerji (astım)

Normalde bağırsaklarımız sıkı bağlarla bağlı olması gerekirken bazı sebeplerden-toksinler, kötü beslenme, antibiyotikler, stres- dolayı bağırsak hücreleri arasındaki bağlantılar bozulur ve açıklıklar oluşur. Bağırsak geçirgen bir hale gelir.


Adsiz-tasarim-52.png
24/Şub/2022

Kan değerlerinin normal olması, magnezyum eksikliği olmadığı anlamına gelmez.
2.2-2.5 mg/dL arası magnezyum için normal aralık kabul ediliyor ama bu sadece buz dağının görünen kısmı.
Kanda normal çıksa bile eğer kabızlık, yorgunluk halsizlik, uyku problemleri, kas krampları, baş ağrısı, şiddetli regl sancısı yaşıyorsanız ve anksiyeteniz varsa bu magnezyumun kemiklerde veya dokularda düşük olduğunun göstergesi olabilir. Zaten Avrupalı toplumda %50 gibi yüksek bir oranla eksikliği çok fazla görülen mineral magnezyum.
Bu durumda önemli olan kan değeri değil semptomlardır ve mutlaka eksik magnezyumun yerine konması gerekir.


Adsiz-tasarim-51.png
24/Şub/2022

Kabızlık nasıl geçer bu konuda neler yapabiliriz madde madde yazacak olursak;

Lokmaları iyice çiğnedikten sonra yutmalıyız.
Günlük kilogram başına 40cc su tüketmeliyiz, 75kg kişi için 3 lt sıvı tüketimi uygundur. .
Kafeinli içecekler ve kola gibi asitli içeceklerden uzak durmalıyız.  Süt ve süt ürünlerine ara vermeliyiz.
Bağırsak florasını düzenleyen doğal yoğurt, kefir, sirke gibi gıdalar tüketmeliyiz.
Gıda intoleranslarını varsa diyetten çıkarın.
Yüksek lif içeren yiyecekleri günlük beslenmenden eksik etmemeliyiz. Zeytinyağı bağırsaktan yiyecek geçişini sapladığı için aç karna 1 tatlı kaşığı zeytinyağı tüketmek faydalı olacaktır.
Sorbitol, pektin, enzim içeren armut, kuru erik, kayısı, elma, incir, ananas vb meyvelerden yararlanmalıyız.
Hacim artırıcı Keten tohumu, çemen otu ve psyllium gibi bitkilerden yararlanın.Klozet taburesi doğal bir pozisyonda boşaltım yapmanızı sağlarken ileriye yönelik sağlık risklerimizi önemli ölçüde azaltacaktır.
Tuvalet ihtiyacını geciktirmemeli, her gün aynı saatte tuvalet alışkanlığı kazanmalıyız.
Karın üzerinde saat yönünde dairesel masaj yapabiliriz.


Adsiz-tasarim-49.png
24/Şub/2022

Alerji etrafımızda bulunan zararlı olmayan maddelere karşı bağışıklık sisteminin aşırı tepki göstermesidir. Alerjiye neden olan bu maddelere alerjen denir. En sık görülen alerjik durumlar ise saman nezlesi, göz nezlesi, alerjik rinit, alerjik astım, egzama, kurdeşen (ürtiker), besin alerjisidir.

Sizin için en sık karşılaşılan 7 alerjeni aşağıda sıraladık;

Polenler

Ev Tozu Akarları

Hayvan Tüyleri

Parfümler ve Deterjanlar

Gıdalar ve Katkı Madderleri

İlaçlar

Böcek Isırıkları


Adsiz-tasarim-48.png
24/Şub/2022

osteoporoza karşı erken dönemde önlem alınması büyük önem taşıyor.

– Kemik sağlığı için kalsiyum alımını önemseyin ve yeteri kadar süt ile süt ürünü tüketin.
– Sigara ve alkolden uzak durun.
– Günlük yaşamda fiziksel aktivitenizi artırın. Asansör yerine merdiven, sık sık araba gezisi yerine yürüyüş tercih edin.
– Spora başlamadan önce mutlaka uzman yardımı alın.
– Sağlıklı ve dengeli beslenmeye özen gösterin. Yeteri kadar kalsiyum ve protein alımına özen gösterin.
– Merdivenler, halılar, kablolar hepsi birer düşme nedeni olabilir. Yaşadığınız ortamda gerekli düzenlemeleri yaparak düşme riskinizi en aza indirin.
– Düzenli sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyin ve doktorunuza danışarak kemik yoğunluğu ölçümünüzü zamanında yaptırın.


Adsiz-tasarim-46.png
24/Şub/2022

 

Haşimato hastalarında selenyum eksikliği oldukça yaygındır ve aslında selenyum eksikliği haşimatoyu tetikler, yani haşimato için aynı zamanda bir risk faktörüdür. Hafif selenyum eksikliği bile otoimmün tiroid hastalığının gelişmesine yol açabilir. Selenyum tiroid bezinin doğru çalışmasında görev alır. İnaktif T4 hormonunun aktif T3 hormonuna çevrimi aşamasında gereklidir.

Selenyum bu çevrim sırasında öyle kilit önemdedir ki tiroid hücrelerini oksidatif hasardan koruyan Glutatyon Peroksidaz enziminin kofaktörüdür. Glutatyon peroksidaz bu hormon dönüşümünün bir yan ürünü olarak üretilen toksik hidrojen peroksit oluşumunu (H2O2) nötralize eder. Yani toksik hidrojen peroksitten tiroid dokusunu korur! Glutatyon peroksidaz enzimi, hidrojen peroksiti su parçacıklarına (H2O) ayırır.

Hidrojen peroksit, oksidatif hasara ve tiroid dokularının iltihaplanmasına neden olan reaktif bir oksijen türü olduğundan, bu uzaklaştırma işlemi tiroid sağlığı için çok önemlidir.

Selenyum yetersiz olup hidrojen peroksit uzaklaştırılamadığında hücrelerde reaktif oksijen türleri birikir, DNA zarar görür, hücre ölümüne neden olabilir, tiroid dokusu iltihaplanır ve hasar görür. Böylece yavaş yavaş tiroid antikorları artmaya başlar (örn Anti-TPO) İşte otoimmünite böyle başlar.


Adsiz-tasarim-45.png
24/Şub/2022

REFLÜ İÇİN 10 ÖNERİ;

-YEMEK İYİCE ÇİĞNENMELİDİR.

-YEMEKLE BERABER MİDE ASİDİNİ SEYRELTTİĞİ İÇİN SIVI GIDA ALINMAMALIDIR.

-ÖĞÜNLERDE PORSİYONLAR KÜÇÜLTÜLEBİLİR.

-KIYAFET TERCİHİ KARIN BÖLGESİNİ SIKMAYACAK ŞEKİLDE TERCİH EDİLEBİLİR.

-SİGARA, ALKOL, RAFİNE ŞEKER GİBİ TETİKLEYİCİLERDEN UZAK DURULMALIDIR

-KALSİYUM KANAL BLOKERİ, NİTRATLAR, TEOFİLİN, IBUPROFEN TARZI İLAÇLAR REFLÜ YAKINMALARINI ARTTIRABİLİR.

-EGZERSİZ YEMEK YEDİKTEN 2 SAAT SONRAYA ERTELENEBİLİR

-DOLU MİDE İLE YATILMAMALIDIR, YATAK BAŞI YÜKSELTİLEBİLİR.

-SİNDİRİM ENZİMLERİ, MELATONİN GİBİ DESTEKLER, HEKİM KONTROLUNDE BİR KISIM PROBİYOTİKLER REFLÜ SEMPTOMLARINI HAFİFLETEBİLİR.


Adsiz-tasarim-44.png
24/Şub/2022

Östrojen taklit eden bir kimyasal olan Bisphenol A (BPA) 1960’lardan bu yana paslanmayı önleme amacıyla teneke konserve iç yüzeyinde kullanılıyor. BPA yiyecek ve içeceklere de sızıyor.
Üreme sistemi ve beyne hasar veriyor. BPA’yi Üreme sorunları, obezite, T2 diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları ve kanser (göğüs, prostat) ile ilişkilendiren çok sayıda araştırma bulmak mümkün. Hayatımıza yaygın olarak giren plastik ve BPA’den uzak durmak sağlık için kritik önem taşıyor.
Günümüzde çok yaygın olan plastik şişe ve teneke içecekler üzerinden yüksek oranda BPA’e maruz kalınıyor. Ürünlerde paslanmaz çelik ve cam tercih edilmeli veya ‘BPA içermez’ ibaresi olduğundan emin olunmalı.
Konserve yiyeceklerle ilgili bir diğer sorun da içerikleridir. Zira birçoğunda yüksek oranda tuz, şeker ve gıda koruyucu olabilir. Hazır çorba ve yemek gibi malzeme içeriği fazla olanlar, tuz ve şeker ihtiva edenlerden uzak durulmalıdır.


Copyright Dr. Esra Gökmen. Tüm Haklara Sahiptir. Tasarım Fusion Reklam