Blog

Yazılar

9.jpg
03/Eyl/2021

Suyumuzu Hangi Sıcaklıkta İçmeliyiz ?
Vücudumuzun performansı ve sağlığımız için suyun yadsınamaz ve alternatifi olmayan bir önem taşıdığını bilmeyenimiz yoktur. Suyumuzun sıcaklığı da bu etkileri için önemlidir. Havalar ısındıkça soğuk suyu tercih ederiz. İçtikçe yukarıdan aşağı doğru yoğun bir serinleme hissi bizi keyiflendirir. Fakat aslında en faydalı sıcaklık ılık su dersek bizi biraz üzer öyle değil mi. Ancak yazımızı okuyunca bu üzüntünüz yerini sağlıklı hissetmenin huzuruna bırakacak.
Öncelikle soğuk sunun zararlarından başlayalım;
• Kalp Problemi: Soğuk su vücutla direk temas ettiği için soğuk havadan daha hızlı ve ani bir şekilde vücut ısımızı düşürür. Soğuk havada kaybedilen vücut ısısı ile direk soğuk suyla temas da kaybedilen ısı arasında ciddi bir fark vardır. Kalp damarları direk temas edilen soğuk su dolayısıyla hızlı büzüldüğü için kan akımı bozulur ve kalp spazmına zemin hazırlar. Kalp ile ilgili hastalığınız olmasa dahi her insanı etkileyen bir durumdur. Arterioskleroz (damar sertliği) olmasa bile büzülmeye meyilli damar yoğunluğuna göre kalp krizine kadar gidebilir.
• Sindirim Bozulabilir: Soğuk su tükettiğiniz de mideniz ani soğuk dolayısıyla sindirim sorunu yaşayacağı için görevinde sorunlar yaşar ve mide rahatsızlıkları, karın ağrısı ve kabızlığa yol açabilir.
• Enerjiniz Azalır: Enerji Soğuk su dolayısıyla direk düşen vücut ısısını düzenlemek için metabolizma ekstra enerji harcayacağı için enerjiniz düşer.
• Kalp Atışınızı Düşürebilir: Soğuk su Vagus ismi verilen ve vücudun kendi kendine çalışmasını sağlayan siniri uyararak kalp atışının düşmesini tetikleyebilir.
• Mukus : Soğuk su içtiğinizde vücudunuzda ki mukuslar (sümük) artacağı için bağışıklık sisteminizle birlikte sizleri de rahatsız edebilir.
Peki Ilık Su İçmenin Faydaları Nelerdir ?
• Detoks ve Koruma: Özellikle erken saatlerde ılık su içmek bir çok hastalığa karşı zehirleri temizlemenize yardımcı olacaktır. Üzerine bir dilim limon eklediğiniz takdirde C Vitamini hücreleri aktifleşir ve vücudunuz canlanır.
• Ağrılarınızı Azaltır: Ilık su içtiğiniz de baş ve menstürasyon ağrılarınızın azaldığı kanıtlanmış bir etkidir. Kan dolaşımınız artar ve kan akışınız iyileştirir.
• Stresinizi Azaltır: Stresli misiniz bir de ılık su için ve etkiyi keşfedin. Kortizol hormonu stresin etken hormonlarındandır ve susuz kalındığı takdirde yükselir. Ilık su içtiğinizde bu hormonun yöneticisi merkezi sinir sistemi düzgün çalışacak ve stresinizi azaltacaktır.
• Kilo Verdirir: Su içmek halihazırda kilo verdirme etkisi vardır fakar ılık su içmek metabolizmanızı daha aktif edeceği için daha hızlı kilo verdirir. Ilık su içtiğinizde artan vücut ısınızı tolere etmek için vücudunuz kalori yakacaktır.
• Kan Dolaşımınızı Artırır: Ilık su damarlarınızı rahatlatıp gevşeteceği için kan dolaşımınız hızlanır.
• Sindiriminizi Düzenler: Ilık su bağırsaklarınızı daha aktif eder ve kabızlığınızı giderir.
• Erken Yaşlanmayı Önler: Bir insan için en tedirgin edici durumlardan birisi olan erken yaşlanma sorunu vücutta toksin arttıkça daha da aktif hale gelir. Ilık su bu toksinleri temizlemeye yardımcı olduğu için erken yaşlanmanızı azaltır.


8.jpg
03/Eyl/2021

C VİTAMİNİ EKSİKLİĞİNİN 15 İŞARETİ!
1- Ciltte pütürlenme
2- Saçlarda buklelenme
3- Saç köklerinin parlak kırmızı renk olması
4- Kaşık biçiminde, üzerinde kırmızı lekeler ve çizgiler olan tırnaklar
5- Kuru ve hasarlı cilt
6- Cildin kolaylıkla morarması
7- Yaraların yavaş iyileşmesi
8- Eklemlerde şişme ve ağrı
9- Kemiklerde zayıflama
10- Diş eti kanamaları ve diş kaybı
11- Bağışıklığın zayıflaması
12- İnatçı demir eksikliği anemisi
13- Yorgunluk ve bozuk ruh hali (mood)
14- Açıklanamayan kilo artışı
15- Kronik inflamasyon ve oksidatif stres


7.jpg
03/Eyl/2021

DİABET HASTALARINDA B6 VİTAMİNİ ÖNEMİ Diyabeti olanlara diyabetik nöropati gelişmesini önlemek için B6 vitamini
verilmelidir. Çünkü diyabetik nöropatisi olanlarda B6 vitamini eksiktir ve piridoksin
tedavisinden fayda görmektedir. B6 vitamini eksikliğine bağlı gelişen nöropati, diyabetik
nöropatiden ayırt edilemez. Uzun süredir diyabeti olanlara ve periferal sinir anormalliğinin
bulguları gözlenenlere, B6 vitamini vermelidir.


6.jpg
03/Eyl/2021

ENERJİ METABOLİZMASI İÇİN GEREKLİ OLAN VİTAMİN B1
B1 vitamini olmazsa
vücudumuz karbonhidratları kullanamaz. Kan
şekerinin yağa dönüşümü ve depolanması için
gereklidir.


5.jpg
03/Eyl/2021

SELENYUM EKSİKLİĞi diyabet, tiroid bezleri iltihabı ve guatr olarak ortaya çıkmaktadır.
• Her insan hücresinde bulunan bir antioksidandır.
• Yaşlanma karşıtı etkisiyle hücreleri korur.
• Sağlıklı bir bedenin ve bağışıklık sisteminin korunması için gereklidir.
• Kanseri önlemede önemli bir rol oynar.
• Temel lipitleri yok eden peroksitleri ortadan kaldırır ve toksinlerin atılımını sağlar.
• Kalp kaslarının bozulmasını engelleyerek kardiyovasküler sistemi destekler.
• Düzenli karaciğer fonksiyonlarının korunmasına yardımcı olur.


4.jpg
03/Eyl/2021

Omega 3 neden çok önemli?
Hücre korumasında en önemli görev hücre zarındadır. Omega 3 yağ asitlerinin hücre zarının yapısında çok önemli olan hücreyi koruma görevi var. Sağlıklı hücrelerle sağlıklı organlara sahip olabiliriz. Toplum misali sağlıklı toplum sağlıklı bireyler ile mümkündür. Hücre zarının 3 katmanı bulunur. İç ve dış tabakası yağdan oluşur. Hücreye esneklik veren ve dışarıdan hücreye giriş ve çıkışları denetleyen zarın yapısındaki yağların en önemli elemanı Omega yağlarıdır.


3.jpg
03/Eyl/2021

Bir antioksidan kaynağı olan Alfa Lipoik asitin önemi..

Alfa Lipoik Asit

Alfa Lipoik Asit güçlü ve etkili bir antioksidandır. Hem suda hem yağda çözünebilir. Bu özelliğinden dolayı suda çözünen C vitamini ve yağda çözünen E vitamini gibi diğer antioksidanlardan daha çok serbest radikal türüne karşı etkilidir. Vücutta karbonhidratların enerjiye dönüştürülmesi sürecinde rol oynayan alfa lipoik asit şeker hastalarında kan şekerini düzenlenmesini destekleyerek şekerin karaciğer, göz ve damarlara verebileceği harabiyetin azaltılmasına yardımcı olur. Son derece yüksek hücre yenileyici özelliği ve antioksidan özelliği ile bugün kozmetik ürünlerinde E,C ve A vitaminlerinin yanı sıra Alfa Lipoik Asit de çok sık kullanılmaktadır.


2.jpg
03/Eyl/2021

Toprak yemesi demir eksikliği işareti olabilir
Kansızlık çocuklarda zeka gelişimini olumsuz etkileyebilir. Çocuklarda ve bebeklerde demir eksikliğine bağlı olan kansızlıkla ilgili takibin iyi yapılması gerekir. Demir eksikliği bulunan çocukta toprak, kum ve buz yeme gibi ilginç alışkanlıklar görülebilir. Demir eksikliği bulunan bebek huysuz, iştahsız olur. Bazen çok uyuklar, bazen de uykusuzluk çeker. Demir eksikliği söz konusu olduğunda çocuğun çoğu zaman büyümesi ve gelişmesi duraklama gösterir. Hemoglobini çok düşerse cilt rengi de solar. Bu solukluk en çok göz kapaklarının içerisine, ağız mukozasına, avuç içlerine ve tırnak yataklarına bakılarak anlaşılabilir.


1.jpg
03/Eyl/2021

İnsülin dengesi bozulursa…
Herkesin metabolizması birbirinden farklı olduğu için ana ve ara öğünlerden sonraki acıkmaların çok iyi takip edilmesi gerekir. Çok iyi ya da çok sağlıklı yemek, acıkmaya engel olmaz. Bu nedenle her yediğinizde acıkır ve her acıktığınızda yerseniz. Bu kısır döngü vücudunuzun insülin dengesini bozabilir. İnsülin dengesinin bozulması da göbek ve karın çevresinde yağlanmaya yol açar.


Adsiz-tasarim-8.png
18/Ağu/2021

Fonksiyonel Tıp, klinisyeni organizmaya (sadece organlara değil), tüm sisteme (sadece semptomlara değil) daha bütüncül bir bakış açısı sağlamaya kılavuzlar. Fonksiyonel tıp aynı zamanda vücudun fizyolojik sistemlerinin nasıl birbirleriyle ilişkili olduğunu ve bu sistemlerin fonksiyonlarının nasıl hem çevre (diyet, yaşam stili, mikroplar, alerjenler, çevresel toksinler ve stres) hem de genetik etkenlerden etkilendiğini gösteren pratik bir klinik çerçeve sunar. Klinik uygulamada ise, sağladığı bakış açısıyla hastalıkların altta yatan sebeplerini araştırmaya yönlendirmesi ve fonksiyonu bozulmuş biyolojik sistemler arasında bozulmuş dengeyi yeniden sağlamaya yönelik tedavi modelleri geliştirmesiyle kronik hastalıkların önlenmesinde, tedavisinde ve hatta tam bir şifa sağlanmasında çok daha etkin bir model olarak kendini ortaya koyar.”
Fonksiyonel tıp modeline göre kronik hastalıkların öncesinde vücudun bir veya birden çok fizyolojik işletim sisteminde işlevsel bir zayıflama vardır. Bir başka deyişle fonksiyonel tıp kronik hastalıklara doğru evrimleşen süreci tespit edebilme ve bu işlevsel zayıflamaları tersine çevirebilme sanat ve bilimidir.


Copyright Dr. Esra Gökmen. Tüm Haklara Sahiptir. Tasarım Fusion Reklam